HOŞ GELDİNİZ

4/4/2007 - sevdam

                                                                                             

 

An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma. 
An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında. 
Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında... 
Ne yolumdasın ne yolsun sen bana... 
Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu, 
Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu

Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim... 
Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım. 
Gölgen ki, düşüvermiş kalbime.. 
Ne yakınsın ne uzaksın sen bana. 
Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu... 
Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu

 

Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk, 
Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk... 
Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle, 
Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana.. 
Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu.. 
Bilmezdim, gökkuşağınında çiçek gibi solduğunu

 

Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur. 
Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur. 
Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu... 
Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana 
Bilmezdim yağmurun suyuda hasretiyle kuruttuğunu, 
Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu... 

Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim... 
Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim. 
Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde... 
Ne yalansın ne doğrusun sen bana... 
Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu. 
Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu. 

Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur... 
Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur. 
Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda, 
Ne aşkımsın ne canımsın sen bana. 
Bilmezdim her aldığım nefeste ölümü soluduğumu, 
Bilmezdim, canımsın dediğim minik kuşumun kafesinden kanatsız uçtuğunu... 

SEVGI NEYDI ? SEVGI EMEKTI

                  ELIMI UZATSAM BENIMLE GELIRMI?
           ELINI TUTTUM SICACIKTI, YÜREGI ELINDE 
            GIBI SENINIM ISTE ALIP GÖTÜRSENE BENI
                                          

 

Beklenen gelmez..Bekleyen bosa bekler,

Hava kararir , zaman geçer, Kapanir yavas yavas kepenkler..

 Beklenen yine gelmez..Bekleyen yine bekler.

Yildizlar gömülür karanliga..Ay batar mavi sonsuzluga..

Gün dogar, günes parlar, Civil civil olur sokaklar...

 Beklenen yine gelmez Bekleyen yine bekler.

Gün degisir ay degisir, Mevsim degisir, yil degisir,

Saçlardaki renk, Gözlerdeki ahenk degisir,

 Ve.... bir gün dün



EBRUli

 


Sen, Deli yangınlar misali Yüregimi yakan ateştin ebru. Yaktın Kavurdun. Ya sonra... Sonra fırtına oldun Küllerimi savurdun. Evet doğru Kaybolduğum doğru Seni seviyordum ebru Kızgın kısragım deli tayımdın Karanlık gecelerde dolunayımdın sen Sen, Azgın seller misali Aldın götürdün uzaklara Sürükledin enginlere. Sular azizdir sandım Yanıldım İnandım Sadece ve sadece sana inandım Evet dogru Boguldugum dogru Seni seviyordum ebru Kızgın kısragım deli tayımdın Karanlık gecelerde dolunayımdın sen. Öyle bir deli sevda ki benimki Atsam atamam satsam satamam Tel örgülü kafesimsin Kaçsam kaçamam Uzaksın Gökyüzündeki yıldızlar misali Benden uzaksın Yakalandım birkez Kurtulmaya gücüm yetmez Bana uzaksın Evet doğru Esaretim doğru Seni seviyordum Ebru Kızgın kısragım deli tayımdın Karanlık gecelerde dolun ayımdın sen. Sözüm geçmiyor artık gönlüme Neler söylüyor Neler anlatıyor bir bilsen Bazen kükrüyor küfrediyor Bazen dalıp gidiyor ufuklara Gökyüzünü seyrediyor Gelsende görsen Bazen arapsaçı Açılması güç bir sarmaşık Bazen sazı elinde Dertli bir aşık Her telden çalıyor Her telden Derdim,tasam,kederim Söyle... Söyle ne gelir elden. Evat dogru Çıldırdıgım doğru Seni seviyordum ebru Kızgın kısragım deli tayımdın Karanlık gecelerde dolunayımdın sen. Uzayıp gidiyor yollar Yürüyordum sensiz senden uzakta Baş açık yalınayak Bazen gülerek bazen ağlayarak Yürüyorum Yüregimde sürekli büyüyecek sevdan Yürümek güzel eğer sonunda sen varsan sana geliyorum Evet doğru Yorulduğum doğru Seni seviyordum ebru Kızgın kısragım deli tayımdın Karanlık gecelerde dolunayımdın sen. Yanmak ta güzel kavrulmak ta Fırtınada savrulmak ta Tüm bunlara neden Senin sevdan ya Çıldırmak güzel Esaret güzel Tüm acılar seninle özel...



 

                                                       BEN SENİNLE

Ben seninle ağlamak istiyorum

öyle arkandan falan değil

mavi dediğim anda yeşil olan gözlerine bakarak

ağlamak istiyorum

bana yasak olduğunu bile bile

en kalabalıklarda elinde olmak istiyorum

değmeli yanaklarımdanakan bir kaç damla

senin kadife omuzlarına

ve aniden açıp  gözlerime bakmalısın

bakmalısın ki ben unutmalıyım geçmişimi senin yeşilinde

çocukluğumun öğle uykusunu bulmalıyım gülüşünde

dudaklarına ismimi yazmak istiyorum

öyle arkadan hüzünle değil

ben seninle ağlamak istiyorum

 

 



Babamdan öğrendim

yerde ekmek bulunca

yüksek bir yere koymayı

kuşlar yer derdi

hiç yiyeni görmedim

seni gördüğüm an

ulaşabileceğim en yüksek yere koydum

sevgilim!..şimdi nerdesin?

kuşlar mı yedi dersin


blog Layouts 

AşKıM ZuZum BeNiM Bi TaNeM Bi Bi Bi BiTanem Bi


Image Hosted by ImageShack.us

ERKEK, GÖZYAŞI KATİLİ Mİ ANNE?

İlk özgür çığlığı, rahminden çıkıp, dünyaya
merhaba dedikten hemen sonra attım anne.
Ve son özgür (saf olmasa da) gözyaşlarımı
çok uzaklarda, ergenlik çağımın hemen başında
terk etmek zorunda kaldım. Bir erkektim artık anne.
Güçlüydüm. Güçlü olmak zorundaydım,
"karılar gibi" zırıldayamazdım. Elalemin maskarası
olamazdım. Kız bile vermezlerdi yoksa bana.
Ben ağlamamalıydım anne. Kadınlar, kızkardeşlerim
hatta sen bile ağlayabilirdin ama ben bunu yapamazdım.
Çünkü; ERKEKLER AĞLAMAZ dı anne.
Hayatın, ta göbeğinde yaşadım anne ve özgürce
ağlamayı tadamadım. Herşeyimi kaybetmekten,
işsiz kalmaktan, çocuklarımdan olmaktan,
yalnızlıktan, kazadan, beladan,
insanlardan korkmadım anne.
Ama ağlamaktan korktum. Sadece bana ait olan,
benim gözyaşlarımdan korktum.
Korktum ve gözyaşlarımı yuttum, kalbime
gömdüm ve onları tuğlalar gibi kullanarak
dev bir kule inşa ettim içimde anne.
Korktum ve boğazıma kadar gelip dayanan
hıçkırıklara sert komutlar verdim.
Boğdum onları anne, özgürlüğümü boğdum.
İşte bunun için seri katil oldum anne ve
cinayetlerimin sayısını bile unuttum.
Sevdiklerimden ayrıldım,
özgürce ağlayamadım sokaklarda,
gözyaşlarımı saklasın diye yağmurları bekledim.
Görkemli kaybettiğim anlarda kaçırdım
gözyaşlarımı merdiven altlarına. Tuvaletlere kaçtım,
ıssızlığın kucağında bırakabildim kendimi ancak.
Korktum ve çocuklarımdan da kaçırdım gözyaşlarımı.
Babaydım ve güçlü olmalıydım. Ağlarsam
güvenemezlerdi bana. Arkadaşlarımı gömdüm
uzun selvi ağaçların gölgelerine.
Yaşadığım ölümdü ve daha ötesi yoktu.
Ama ağlayamadım özgürce.
Birkaç damla gözyaşıyla kurtardım kendimi.
Bazen çıldırmaya az kaldı.
Bazen kendi içimdeki çocukla kavgalara tutuştum
ve o küçük çocuğun özgürlüğüne imrendim.
Bilmiyorum anne, belki de onun gibi
olamadığım için öldürmeye kalktım onu.
Bana çok şey öğrettin anne ama şöyle
adam gibi ağlamayı öğretmeyi unuttuğun için
beni yarım bıraktın anne.
İşte böyle sevgili annem...
Senin için, sen istedin diye gözyaşlarıma
ihanet ettim ve bir erkek olarak
erkek gibi ağlamayı başaramadım.


ferhat göcer  CENNET

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ASD

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım